/*)*/

Bakırcılık

Yazar: netginn. Makale: Osmanlı - Türk El Sanatları, Sanat Kategorileri

3042932603_150fff3f6e

Yayımlanma Tarihi : Haziran 19, 2012 Tarihinde Yorum Yok

Bakırcılık eski yaygınlığını yitirmiştir. İl bakırcılığının en eski örnekleri Sivas müzelerinde sergilenmektedir. Külçe bakır önce küçük parçalar halinde silindirden geçirilerek inceltilir, sonra biçimlendirilir. Biçimlendirmede kazan ve sinilerde dövme, küçük kaplarda çekme tekniği kullanılır. Dövme tekniğinde bakır, ağaç tokmakla dövülür; çekme tekniğindeyse istenilen tahta kalıplara göre tornada çekilir. Süslemeler kakma yada çalma tekniğiyle yapılır. Kakma tekniğinin iki uygulama biçimi vardır. Birinde motifler kap üzerine kazılarak yada oyularak işlenir. Diğerinde ise kabın üzeri bal mumuyla sıvanır, motifler kalemle çizildikten sonra açılan oyuklara asit dökülür. Asidin bakır üzerinde oluşturduğu karalanmalardan yararlanılarak motif işlenir. Çalma tekniğinde motifler demir zımparalarla baskı yapılarak işlenir. Yazılar, bitkisel ve geometrik motifler en yaygın süslemelerdir. Geometrik motiflerde geçmeli daireler, üçgenler, dörtgenler; bitkisel motiflerde yaprak, lale, nar, nar çiçeği ve servi kullanılır.

Ustaların yapıtlarına adlarını, bir din büyüğünün adını yada ayeti yazması gelenektir. Ancak yazıyı motifler arasına yerleştirmek güç olduğundan bu gelenek giderek kaybolmaktadır. Bu tür süslemelere en çok Osmanlı dönemi yapıtlarında rastlanmaktadır.

BAKIRCILIK NEDİR.

Bakırcılık bakırdan eşya yapma sanatıdır.Bakırdan çeşitli alet, avadanlık, silah ve sanat ürünleri yapılması zenaatına da bakırcılık denilir. Bakırcılık hakkında bulabildiğimiz en güzel tarif şudur.”İşlemeci ustalarınca özel tasarlanan şekillerin oyma tekniği ile tekli kalemle bakır üzerine çıkarılması işlemidir. Külçe halinde gelen hammaddeyi levha haline dönüştürüp elde ve tezgahlarda şekillendirerek sanatkarın, tarihten gelen birikim ve ince nakışı ile 104 elden geçirerek ortaya koyduğu bir sanat eseridir.” (.erzincan.gov.tr/index.php?option= )

Bulunması tarih öncesine uzanan bakırın, alet ve silah yapımında kullanılan ilk maden olduğu bilinmektedir. İlk örneklerin Kaldea’da M.Ö. 4000’lerde yapıldığı sanılmakla birlikte bu tarihin daha da geriye gittiği bir gerçektir.( http://tr.wikipedia.org/wiki/ ) Bakırcılık. Nitekim ilk örneklerin Kaldea da olduğuna dair yaygın bilgileri çürüten pek çok sebep vardır. Anadoluda yapılan kazılar bu tarihi çok çok daha eskilere va Kalde’ye değil Anadoludaki yerleşim yerlerine götürmektedir.

BAKIRCILIĞIN TARİHÇESİ

Bakırın bulunması Tarihöncesine dayanır ve alet, silah ve eşya yapımında kullanılan ilk madendir.dünyadaki ilk kez madenciliğin günümüzden yaklaşık olarak 10 bin yıl önce Anadolu’da Çayönü’nde başladığını kanıtlayan bulgular bulunmuştıur., M.Ö.7. bin yılında Çatalhöyük’te bakırın üretilebilmesi için arıtma işlemlerinin yapıldığına dair buluntular bulunmuştur.

Bakır tavlama işelminin yani doğada saf halde bulunan bakır madenini ısıtıp yumuşatarak bakırı işlenir hale getirme usulünün ilk kez Anadolu’da Çayönü, Çatalhöyük ve Suberde yapıldığını kazılar ortaya koymaktadır. Buralardaki kazılar sonucunda M.Ö.7.binyılına ait doğal bakırdan dövme tekniği ile yapılmış iğne, bız, kanca gibi küçük aletler ile bazı süs eşyaları ele geçirilmiştir. Bu arkaeolojik kalıntılar bakırın ilk işlendiği yeri ve tarihi kanıtlayan bulgular olmaktadır.

Metalurji, bakırın eritilmesi ile başlamıştır. Bu yüzden bakırın tarihi, metalurjinin tarihi olarak kabul edilebilir. Metalurji tarihinde en eski tekniği oluşturan dövme tekniği, çeşitli eserlerin yapımında kullanılmış, yüzyıllar ilerledikçe hem dövme usulleri, hem de dövme aletleri geliştirilmiştir. Tunç Çağı’na kadar, taştan yapılmış aletlerin varlığını ve işlevini sürdürürken Tunç Çağı’nda taş aletlerin yerini tunç aletler, Demir Çağı’nda ise tunç aletlerin yerini çelik aletler alarak bu güne kadar gelişimini sürdürmüştür.

Arıtma ve tavlama işlemlerinde sonra madenciliğin ana yapım tekniklerinden ikincisi olan ”döküm”ün bulunuşu izler. Döküm tekniğinin M.Ö.5. bin yılında Eritilmiş madenlerin istenilen biçimlerde hazırlanmış tahta, balmumu, taş ve çoğunlukla kil kalıplara dökülerek dondurulma işlemi şeklinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Dövme tekniğinin gelişiminde tavlama işlemi kadar önemli rol oynar. M.Ö.4. binyılının sonlarında ise, bakıra kalay cevheri kasiterit karıştırılarak ilk ”tunç” alaşımlarının elde edildiği ortaya çıkmaktadır.

TÜRK KÜLTÜRÜNDE BAKIRCILIK

Roma ve Bizans döneminde Anadolu’da gelişmiş maden sanatı atölyelerinin bulunduğunu bu medeniyetlerden elimize ulaşan bulgulardan anlaşılmaktadır. Selçuklularla birlikte birlikte, İslam maden sanatında çok büyük bir gelişme başlar. Selçuklular kap yapım ve işleme teknikleri başarılı bir şekilde uygulanmış pirinç alaşımını bulmayı ve kullanmayı keşfetmişlerdir.Pirincin kullanılmaya başlanması Selçuklular’ın İslam maden sanatına getirdiği en önemli yenilik olarak kabul edilmektedir. Selçuklular’ın maden sanatına getirdiği en önemli yenilik, yüzde 70 bakır, yüzde 30 çinkodan oluşan pirincin her türlü kap yapım ve işleme tekniğinde kullanılmasıdır. Konya, Mardin, Hasankeyf, Diyarbakır, Cizre, Siirt, Harput, Erzincan ve Erzurum bakır madenciliğinde ismi öne çıkan Selçuklu şehirleridir.Anadolu Selçukları’na ait bakır eserlerinin eserlerin herbiri , kap cinsleri, formları, malzemeleri, yapım teknikleri ve süslemeleri bakımından büyük bir çeşitlilik ve olağanüstü bir işçilikle karşımıza çıkmaktadır.Osmanlı İmparatorluğu döneminde bakır madeninin öncelikle savaş sanayii, darphane ve sosyal hayattaki ihtiyaçları karşılamak için maden sanatı atölyelerinde yaygın olarak kullanılmıştır.

Anadolu sanatında önemli bir yeri olan bakır, süslemeye de çok elverişli bir madendir. Günlük kullanımda kap-kacak, takılar, miğferler, kapılarda, kapı süslemelerinde, yapı unsuru olarak kullanılmıştır.

Bakırdan süs,mutfak, araç ve gereç yapımı Osmanlı devrinde de Selçuklu öğretileriyle devam etmiştir. Osmanlı bakırcılığı Selçuklulardan farklı olarak biçim, bezeme, yapım tekniklerinin çeşitliliği bakımından karışık bir çeşitlenmeye gitmiş, çeşitli kültürlerin şekil, forum, bezeme ve yapım teknikleri Osmanlı bakırcılık kültüründe kullanılmıştır. Farklı kültür merkezlerinde ve farklı cografyalarda , farklı kültürlerle çok yönlü ve çeşitli bakırcılık üsluplarının oluştuğu veya birbirilerini etkilediği görülür.Ustovo, Petkova, Üsküp, Piriştine, İştip ve Saraybosna gelirdi. Anadolu’da ise, Gaziantep, Kahramanmaraş, Mardin, Diyarbakır, Siirt, Malatya, Elazığ, Erzurum, Trabzon, Giresun, Ordu, Sivas, Tokat, Kayseri, Çankırı, Çorum, Amasya, Kastamonu, Gerede, Konya, Burdur, Denizli, Muğla Kavaklıdere, Afyon, Kütahya, Balıkesir, Bursa, İstanbul ve Edirne madencilik ve bakırcılıkta Önem arzeden Osmanlı şehirleri olmuşlardır.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde maden işçiliğine bağlı olarak yaygın kullanım alanı bulan bakır ve bakır alaşımlarının altın-civa karışımı ile kaplanması ise tombaklama olarak bilinir. Tombak sanatı, Selçuklulardan başlayarak altın yerine kullanılmış ve Osmanlılarda doruk noktasına ulaşmıştır.(http://www.istanbulunustalari.com/)

BAKIRCILIK ZENAATİ

Bakır kap yapım teknikleri, ”dövme”, ”dökme”, sıvama (tornada çekme)” ve ”preste basma” olmak üzere dört ana bölüme ayrılıyor. Binlerce yıldan beri uygulanan dövme tekniği, bakır külçeyi çekiçlemek suretiyle şekillendirilen bilinen en eski tekniktir.

KULLANILAN ALET VE MALZEMELER

Çağımız bakırcılığında kullanılan aletler: Kesme makinesi, bükme makinesi, kıvırma makinesi, parlatma makinesi, çekiçler ve tokmaklar, işleme takımları, vida, cıvata ve somunlar, metre, eğe, makas, el testeresi ve keskiler, matkap, zımba, kumpas

GÜNÜMÜZDE BAKIRCILIK

Bakırcılık sanatında Döküm, tornada çekme, preste basma gibi teknikler gelişmiş , bakır mutfak eşyaları yakın zamanlara kadar önemini korumuştur. Ancak, 1950′ den itibaren değişen sosyal yapı ve teknolojik yenilikler yüzünden, alüminyum, plastik gibi ucuz alternatif malzemeler ortaya çıkmış, bu malzemelerin kullanım alanlarının genişlemesi bakırcılığın alanlarını git gide daraltmıştır. Ancak 1970′ li yıllara kadar can çekişmeye başlayan bakırcılık ise turistik talebin el sanatlarında yoğunlaşması üzerine canlanmaya başlamış, bakır eşyalar yemek pişirmek için değil, süs eşyası olarak kullanılmaya başlamıştır. Bu yeni duruma ayak uydurmaya çalışan bakırcılık artık alet veya mutfak eşyası yapmak yerine daha sanatsal ve görsel bir amaca yönelmiştir.
Kullanımdan ziyade süs eşyası veya Turistik meta olarak üretim yapmaya başlayan bakırcılık bu yüzden de sanatsal ve estetik kaygılar gözeten hatta kendini bu aşama için zorlayan bir sanat dalı haline geldiği gibi, geleneksel el işlemeciliğinin şekillenmesine, kendini geliştirmesine, zevke hitap eden ürünlerin üretilmesine yol açmıştır.

Bakırcılığın turizm amaçlı üretiminde çanlanması aynı zamanda geçerliliğini yitirmiş olan geleneksel bakır üretme ve işleme tekniklerinin de yeniden canlanmasına olanak sağlamış, ihtiyaca değil zevke yönelik bir zenaatcılık hailne dönüşmesine olanak vermiştir.

Otantik restoranlarda bakır mutfak eşyalarla sevisler yapılır olması da bakırcılık ve bakır işleme zenaatinin zevke ve estetiğie yönelmesindeki başarısına canlı ve somut bir örnektir.

Bakırcılık günümüzde ve ülkemizde turizm dışında cami, minare, minber ve büro alemi üretimi, hediyelik bakir esyalar, kapi dekorasyon, sömine restrasyon, turistik otellerde kapali yüzme havuzu, kubbe, çati izalasyon, döküm kapi tokmaklari , kapı kolu, imalati şeklinde çeşitlenebilecek alanlar için de yapilmaktadir. Günümüz bakırcılığında sivama döğme, bakır dökümcülük tekniklerindeki geleneksel imalat yöntemlerini de uygulayarak varlığını sürdürmektedir.

Turistik eşya olması şeklinde Kazan, testi, leğen, tas, tencere, tava, sahan, bakraç, mangal, ibrik, tepsi, saksılık,Nargile,davlumbaz, ocak başı, dekoratif, ürünler,tepsi, kalemlik, mangal,otel ve restorasyon ekipmanları,ocak başı , şömine,pano,ızgara ocakları, minare ve kubbe alemleri, Çaydanlık, semaver, vazo, tepsi, çay-kahve-zemzem takımları, bakır hamam tası, sabunluk ürünleri dövme ve sıvama tekniği ile yapılmaktadır. Sıvamacılık, sıvama makinelerinde yapılır. Kaplara şekil ve motif işlenmesinde kabartma yöntemi uygulanır. Bu işlemde keski kalemi ve darbe kalemi kullanılmaktadır. Anadolu’da geleneksel el sanatları bakır işlemeciliği birçok yörede ve şehirde hala sürmektedir. Cumhuriyet döneminde Erzincan bakırcılık ce bakır işleme alanında önemli atılıma girmiş, bakırdan mutfak , alet, süs ve turistik eşya yapımında başlıbaşına sektörel bir şehir olma hüviyetine yaklaşmıştır. Antep ve yörresinde de son yıllarda özellikle Otantik mutfak eşyası yapımcılığı konusunda bir hareket gözlemlenmektedir.

BAKIR İŞLEME VE SÜSLEME METOTLARI

Bu yazıyı paylaş...

Yorum Yok

Bakırcılık Makalesi için şu anda kapalı.

Switch to our mobile site

div class=