/*)*/

AHŞAP İŞLERİNDE KULLANILAN OYMA TEKNİKLERİ

Yazar: netginn. Makale: Oyma Sanatları

ahsap3

Yayımlanma Tarihi : Temmuz 02, 2012 Tarihinde Yorum Yok

3.1.2.1. Yüzey Oymacılığı:

Ahşap işlerinde kullanılan oyma tekniklerinin başında gelen yüzey oymacılığı yapılışına göre kendi içinde gruplara ayırarak sınıflandırabiliriz. Yüzeyleri zenginleştirmek, estetik bir görünüm ve belirli bir hareket vermek için yapılan bir tekniktir. Bu teknikte ucu keskin bir kalemle ağaç yüzeyi oyulmak suretiyle süsleme bütünüyle kabartma olarak ortaya çıkarılır. Kalem çok derinlere inerse derin oyma, daha eğimli çalışılırsa sathi veya mail kesim adı verilir. Kullanılan belli başlı motifler rumi, arabesk, çiçek, geometrik şekiller, geçmeler ve yazılardır.

Az derinlikli yüzey oymacılığı:

Az derinlikli yüzey oymacılığını kendi içerisinde sınıflandıracak olursak ikiye ayırabiliriz. Az derinlikli düz satıhlı yüzey oymacılığı ve az derinlikli yuvarlak satıhlı yüzey oymacılığı olarak ayırabiliriz.

A.1. Az derinlikli düz satıhlı: Ahşap yüzeyi aynı seviyede ve düz satıhlıdır.

Motiflerin derinliği yüzeyden üç ya da dört milimetreyi geçmez.

A.2. Az derinlikli yuvarlak satıhlı: Ahşap yüzeyi aynı seviyede düz ve yuvarlak satıhlıdır. Yapılacak motif ana hatlarıyla aslına uygun olur. İşlenmesi ve temizlenmesi kolaydır. Zarif görünüşü bakımından her zaman uygulanan bir oyma türüdür.

B. Çok derinlikli yüzey oymacılığı:

Oyma yapılacak yüzeye yüzeyden 4mm’den fazla derinliği olacak şekilde yapılan oymalara çok derinlikli yüzey oymacılığı denir. Az derinlikli, yüzey oymacılığından daha derin ve hareketli bir uygulamadır. İşlenen motifler daha canlı olarak gözükürken, motifin işlenmesi oldukça güçtür.

B.1. Çok derinlikli düz satıhlı: Ahşapta düz bir yüzey oluşturur. Motifler yüzeye derin oyma ile işlenir. Aynı eserde bazı motiflerin bu teknikle, bazıları ise motiflerin çok derinlikli yuvarlak satıhlı, oyma ile işlenerek yapıldığı görülür. Ankara Alaedin Camii minberi ön cephesinde kapı köşelikleri (1197–1198)

Malatya Ulu Camii minberi (13.yy), Kayseri Ulu camii minber kapısı rozetleri (1205) Amasya Burmalı minare caminin minberinin kitabesi (13.yy).Alaşehir Kileci Mescidi pencere kanatları (13.yy sonu), Ankara Ahi Şerafeddin sandukası (1350. Etnografya müzesi ) bu tekniğe ait örnekler sunulmaktadır.

B.2. Çok derinlikli yuvarlak satıhlı: Özelikle, kitabelerde, yazılarda, oymalar çok zengin bir görünüş veren ve en çok kullanılan bu ahşap tekniğinde röliyefler engebeli yuvarlak bir yüzey meydana getirilmek üzere işlenmiştir.Bazı örneklerde kabartmalar çok yüksektir ve kafes (ajur) tekniği etkisini verir.Konya Mevlana ve İstanbul Türk İslam Eserleri Müzelerinde sergilenen çeşitli rahlelerde Siirt Ulu camii minberi yazılarında (Ankara Etnoğrafya Müzesi), Ankara Kızılbey camii kapısında (Etnografya müzesi ), Kızılbey camii kürsüsünde (1264-83), Ankara Aslanhane Camii minberi kapılarında bu şekil oymalar görürüz. Çok bol olan bu örnekler daha çok sayıda eserlerde çoğaltılabilir.

 D. Eğri kesim tekniği:

Bu teknik Anadolu’ daki ahşap eserlerin bitki süslemeleri için kullanılmıştır. Bu tür oyulan kompozisyonlarda geometrik eleman bir veya iki ince yiv halinde bütün yüzeyi dolaşan çizgiler halindedir.

3.1.2.2. Kündekari Tekniği: Genelde minberlerin yan yüzeylerinde ve kapılarda kullanılan kündekâri tekniği büyük ustalık gerektirir. İslam sanatında en erken örneklerini 12.yüzyılda Mısır, Halep ve Anadolu’da bulmaktayız. Tekniğin bu üç merkezde birbirine paralel olarak geliştiği zannedilmektedir. Kundekarinin en önemli özelliği değişen mevsim şartlarında ısı ve nem oranının değişmesinden etkilenerek ağacın çalışmamasını sağlamasıdır. Tablaların lifleri birbirine ters olarak yerleştirildiği ve biri ötekinin nem ve sıcaklıktan dolayı çalışmasına engel olduğu için, kündekâri tekniğindeki kanatlar düzlüklerini yüzyıllarca korur ve hiç çarpılmazlar. Bu teknik, küçük ölçüde geometrik parçaların birbirine geçmesi ile elde edilir. Bu parçaların ahşap suları, damarları birbirine zıt vaziyette konulduğundan, ahşabın zaman içerisinde çalışmasından doğabilecek sakıncaları bir ölçüde engel olduğu için kapı kanatları uzun yıllar düzgünlüğünü korumuştur. (http://www.asdahsap.com/ahsap%20sanati.htm) Kündekâri tekniği yapılışına göre hakiki ve taklit kündekâri olarak iki ana grupta incelenebilir.

3.1.2.2.1. Hakiki Kündekari “ÇATMA” :

Bir Çatma Tekniği olan hakiki kündekâride sekizgen, baklava ve yıldız biçiminde olan, içi arabesk kabartmalı ahşap parçalarla bunları birbirine bağlayan oluklu ahşap kirişler içine geçerek bağlanmıştır. Bu parçaları birbirine tutturmak için çivi veya tutkal kullanılmamıştır. Parçalar geçme olduğundan ahşabın kuruyup çekmesi halinde ayrılmalar, yarıklar olmaz. Sağlamlığı sağlamak için geçme kündekâri satıhlarının altında ahşap bir iskelet bulunur. Geometrik ahşap parçalar negatif veya pozitif geçmelerle birbirine bağlanarak yapılacak parça bir uçtan başlayarak adeta sepet örer gibi örülerek bütüne gidilir. Çok güç olan kündekâri tekniğinde işlenmişküçük detaylı veya daha kaba örneklere rastlanabilir.

… Konya Alâeddin (1155–56), Aksaray Ulu (12.yy), Harput Sare Hatun (12.yy), Malatya Ulu

(13.yy), Siirt Ulu (13. yy), Sivrihisar Ulu (1275), Beyşehir Eşrefoğlu (1298–99), camii minberi kündekâri tekniğinin kaba ve daha ustalıkla işlenmiş örneklerini sunmaktadır. Niğde

Sungurbey (14.yy), Ürgüp Damseköy Taşkın Paşa (14.yy), Birgi Ulu (1322), Manisa Ulu (1376–77), Manisa İvaz Paşa(1478), Bursa Ulu (1399), camii minberleri Selçuklu geleneğinin daha da incelerek sürdüren geç devir örnekleridir. (ÖNEY,1988,12) 35

3.1.2.2.2.Taklit Kündekari :

Hakiki kündekârinin daha kaba ve az ustalık isteyen bir grubudur. Bu örneklerde ahşap bloklar üzerinde sekizgenler, yıldızlar, baklavalar v.b. geometrik şekillere ayrılarak elde edilir. Kafesi oluşturan kirişler ahşap çıtalardan çakılmıştır.

Taklit kündekâri yapılış tekniğine göre üç gruba ayrılır.

3.1.2.2.2.1.Çakma ve Kabartma Kündekari :

Çakma ve kabartma kündekâri tekniğinde minber yan aynalıkları veya kapı kanatlarıaynı ahşap bloklarının yan yana geçirilmesi ile tamamlanır. Bu ahşap bloklarda içi arabesk dekorla süslü sekizgenli, baklava ve yıldız şekilli kısımlar birer kabara ile kabartma halinde işlenmiştir. Bu çıkıntılı satıhların arasına geometrik kafesi oluşturan kinişlere çakılmıştır. Görünüşte hakiki kündekâriden güç ayrılan bir teknikte sekizgen, yıldız ve baklavalarda (ahşap blokla yekpare oldukları için) çivi 36yoktur, aradaki çıtalar çivi ile tutturulmuştur. Ahşap blokların kuruyup küçülmesi halinde panoların arasına boydan boya ayrıklar görülür. Bu taklit kündekârinin aslına en yaklaşan ve ustalık isteyen güzel bir örnektir. AnkaraAlaeddin (1197–1198),Kayseri Ulu (1205), Kayseri Huand Hatun (1237),Ankara Kızılbey (13.yy Ankara Etnografya Müzesinde ), Divriği Ulu (1228–299),Ankara Arslanhane (1289–90) Çoruh ULU (1306),Cami minberleri bu teknikle işlenmiş örneklerdir.

3.1.2.2.2.2. Tamamen Çakma ve Yapıştırma Kündekâri :

Tamamen çakma ve yapıştırma kündekâri, taklit gurubun daha kaba ve az ustalık isteyen örneklerini sunar. Bu işçilikte ahşap bloklar üzerine sekizgenler, yıldızlar baklavalar ve geometrik kafesi meydana getiren ahşap kirişler çakılmıştır. Örnekler geç devirdendir. Ankara Ahi Elvan Camii minberi (1382),Merzifon Çelebi Sultan Mehmet Medresesi dış kapısı (15.yy) ve Amasya Mehmet Paşa camii kapısı(Amasya Gök Medrese camii Müzesi) bu teknik için örnek gösterilebilir. Görünüşte, çakma kabartmalı kündekâriye benzemeyen bu gruba ait örnekler daha çok olmalıdır. Ancak geometrik kafesin içindeki parçaların dökülmesi ile anlaşılabildiğinden saptanması güçtür. Ahşap blokların kuruyup küçülmesiyle burada da blokların arasında ayrıklar görülür.

3.1.2.2.2.3. Tamamen kabartmalı kündekâri :

Tamamen kabartmalı kündekâri oldukça yaygındır. Daha az kalınlığı olan pencere kepengi, kapı ve minber kapılarının altında kullanmışlardır. En bol örnekleri veren bu grupta sekizgenler bloğun kabartması halindedir. Kabartmalar fazla yüksek değildir. Geometrik kafesi ile arabeskli iç dolguları belirli bir düzey ayrımı göstermez. Bu tip malzemede ahşabın kuruması ile çeşitli yönde yarılmalar olabilir. Ankara Etnografya Müzesinde bulunan Kayseri Ulu (1205), Ankara Baklacı Baba (1268), Ankara Kuyulu Hoca Paşa (13.yy), Amasya Gök Medrese Camii kapısı(13.yy Amasya müzesinde) ) Birgi Ulu Camii pencere kanatlarından bazılarında 37(1322), Ayaş Ulu Camii minberinde (14.yy) bu tekniğin çeşitli desen ve kompozisyonla da uygulanmasını görürüz. Şekil:18- Ayaş Ulu Camii 14.Yüzyıl 38

3.1.2.3. Kafes (Ajur) Tekniği:

 

Tamamen kabartmalı kündekâri oldukça yaygındır. Daha az kalınlığı olan pencere kepengi, kapı ve minber kapılarının altında kullanmışlardır. En bol örnekleri veren bu grupta sekizgenler bloğun kabartması halindedir. Kabartmalar fazla yüksek değildir. Geometrik kafesi ile arabeskli iç dolguları belirli bir düzey ayrımı göstermez. Bu tip malzemede ahşabın kuruması ile çeşitli yönde yarılmalar olabilir. Ankara Etnografya Müzesinde bulunan Kayseri Ulu (1205), Ankara Baklacı Baba (1268), Ankara Kuyulu Hoca Paşa (13.yy), Amasya Gök Medrese Camii kapısı(13.yy Amasya müzesinde) ) Birgi Ulu Camii pencere kanatlarından bazılarında 37(1322), Ayaş Ulu Camii minberinde (14.yy) bu tekniğin çeşitli desen ve kompozisyonla da uygulanmasını görürüz. Şekil:18- Ayaş Ulu Camii 14.Yüzyıl 38

Anadolu Selçuklu ahşap işçiliğinde rastlanan özellikle minber korkuluklarında kullanılan bu teknikte kompozisyonun ayırdığı bölmeler tamamen oyularak ortadan kalkan veya kompozisyon yalnızca, çıtalarla kafes şeklinde tamamlamadan oluşur. Ahşap çıtalar geometrik formlar, yıldızlar v.b. meydana getirecek şekilde bir araya çakılmasıyla elde edilir. Ahşap parçalar çakılarak kafes biçimi verilir. Bazen kafes krişler arasına nebati motifli dolguları olan çokgen ve yıldız paftalar eklenir. Ağaç sathının motife göre yer yer oyulmasıyla ajur görüntü elde edilir. Bu çeşit oymaya şebekeli oymada denir. Ankara Kızılbey, Arslanhane, Ahi Elvan, Beyşehir Eşrefoğlu camiindeki çeşitli minber korkuluklarında buna örnek görürüz, Ender olarak ahşap kirişlerin arasına içi arabesk dolgulu çokgenler, yıldızlar girer. Böylece kafesten daha zengin bir görünüm sağlar. Ankara Alâeddin, Kayseri Hunand Hatun Çorum Ulu Camii minberleri korkuluklarında bu şekilde ahşap işçiliği kullanılmıştır. Divriği Ulu Camii minberinde levhaya oyulan altıgen ve altı köşeli yıldız, Beyşehir Eşrefoğlu camii minber korkuluklarında çıtalarda yıldız ve sekizgen kompozisyonu yapar. Aksaray ulu camii minberindeki korkuluklar yekpare levhalara oyulmuş oniki genler geçmesi kompozisyonudur. Bu son örnekte yalnızca sekizgenler tam oyulmuş diğer bölmeler derine inmeyen bitki motifleri halinde oyulmuştur. Eşrefoğlu minber

Korkulukları, Birgi Ulu Camii minberinde aynı kompozisyon ve teknik içinde tekrarlanır. 39

A) Sade Kafes Tekniği

Çatma kafesin arasına süsleyici başka bir parça koymadan yapılan tekniktir.

B) Arası Dolgu Kafes Tekniği.

Ahşap kirişlerinin içi arabesk dolgulu çokgenler, yıldızlar girer böylece kafesler daha zengin bir görünüm kazanır.

3.1.2.4.Kesme (Dekupe) Oyma

Belli kalınlıktaki yüzeylerin üzerine çizilen bir motif, kıl testeresi, farekuyruğu testere veya dekupaj testere ile kesilip boşaltılarak yapılan oymaya kesme oyma denir. Yüzler düz kalabildiği gibi istenilen biçime uygun olarak da şekillendirilebilinir. Kesme oymalar dekorasyon, mobilya, müzik aletleri, kafes çerçeve ve süs eşyaları yapımında çok kullanılır.

Aplike oyma: Kesme oyma tekniği ile kesilen parçaların dışa gelen yüzeylerin motife uygun yontularak biçimlendirildikten sonra kullanılmasına aplike oyma denir. 42

Burada tek tek elde edilen parçalara Aplik, bu apliklerin bir yüzeye yapıştırılmasına da Aplike denir. Aplikler kesildikten sonra düzgün bir yüzey üzerine araya kâğıt konmak suretiyle yapıştırılır. Üst yüzeyi, oyma kalemleri ile yarım yuvarlak balıksırtı ya da motife uygun yontularak biçimlendirilir. Yüzeyler zımpara ile temizlendikten sonra yüzeyden kaldırılır Tabanındaki kâğıtlar çıkarılır. Esas yüzeye istenilen kompozisyonlarda yapıştırır. 43

Aplike oyma, Yarı klasik mobilyaların kapak ve çekmece yüzeylerinde, korniş gibi dekoratif işlerde çok kullanılır.

3.1.2.5.Doğal Şekil Oymacılığı (Üç Boyutlu Heykel Oymacılığı):

En güç oyma tekniğidir, heykel oymacılığı yapabilmek için özel yeteneğe yeteri kadar anatomi ve biyoloji bilgisine sahip olmak gerekir. Çünkü konusu genelde canlıdır. Canlıyı bütün özelikleriyle eser halinde canlandırmaktır. Bu konuda yetişen büyük sanatkârlar, devrinin yaşantısını yansıtan birçok eseri bize armağan etmişlerdir. 44

3.1.2.6.Kakma Tekniği:

XIV. ve XV. yy’ da Osmanlılarda çok yaygın olan bu teknik ahşap üzerine sedef, fildişi, bağa gibi maddeler ince plakalar halinde aplike edilerek kenarları fletolarla süslenir.Kakma da kullanılan malzeme yan yana da yapıştırılabilir yada ağaç satıha açılan yuvalara gömmede yapılabilir.Koltuk ,sehpa,ayna çerçevesi gibi mobilyalarda çok yaygın kullanılmıştır. .(Özel,1993 s.65) 45

3.1.2.7.Boyama tekniği:

Ahşap işlerinde oymanın yanında isteğe bağlı olarak boyama tekniği de kullanılmıştır. Selçuklularda mimari unsurların süslenmesi ile başlayan bu teknik Osmanlılarda XVII. VE XVIII.yüzyıla doğru gelişme göstererek kündekari taklidi olarak kapı ve minberlerde geometrik paftaların nebati motifleri boyama ile yapılmıştır.XVIII.yüzyıl dan sonra Avrupa kaynaklı çiçek, meyve gibi tasvirler sivil ahşap mimari elemanları süslemede kullanılmıştır.(Özel ,1993 s.67)

3.1.3.Ahşap Atölyesinde Kullanılan El Aletleri: Asırlar boyunca insanlar işlerini daha kolay ve daha etkili olarak yapabilmek için kalıplar ve araçlar icat etmişlerdir.

Bu araçlara genellikle alet denir. Bunlar çok çeşitli olup bir kısmı gayet basit diğer bir kısmı ise oldukça karışıktır. Kompleks araçlar daha ziyade makine diye sınıflandırılır. Birçok makineler şaşılacak derecede geliştirilmiştir. Alet ve makineler, bir işin yapılışında büyük ölçüde mekaniksel üstünlük, hassasiyet, sürat verim ve 46bazen güvenlik sağlar. Uygun aletleri seçip kullanan bir kimse iyi bir iş yapabilir, fakat aksine olarak, sadece işçiliğe güvense veya kaba ve ilkel aletler kullanılmış olsa belki de bir şey yapamazdı. İnsanlar, daha büyük verim sağlamak için yaptığı çalışmalarla eski aletleri geliştirmekte ve yenilerini icat etmektedir. Bugünkü konstrüksiyon metotlarında, yeni gereçlerin kullanılması aletlerin kalite ve görünüşü ile birlikte verimliliğini de artırmıştır. Aletler ve özel fonksiyonları mekaniğin basit makinelerdeki prensiplerine göre sınıflandırılır. Nitekim ağaç işlerinde kullanılan kesici aletler (bıçaklar, testereler, rendeler ve düz kalemler) kama şeklinde çakma ve vidalama aletleri (çekiçler, otomatik tornavidalar ve matkap kolları) sırası ile kaldıraç, eğik düzlem ve volan ve mile örneklerdir. Kama, eğik düzlem ve vidanın uygulanması ise delme aletlerdir. Gerçekten, bazı aletler birkaç basit makinenin bileşiminden meydana getirilmiştir. Komplike motorlu aletler, mekanikte görülen altı basit makineden her birinin uygulanması ile elde edilir. Bunlar; kama, kaldıraç, eğik düzlem vida, çark ve mili ile makaradır. Ağaçişleri aletlerinin adı ve yapılan işe göre sınıflandırılması, bunların kullanılış ve amaçlarını belirtir, böylece tornavida bir vidalama aleti; testere bir kesme aleti; gönye ise kontrol ve markalama aletidir. Bir aletin işleyiş prensibine uyan basit makineler hakkında edinilecek bilgiler, mekaniksel üstünlük ve verim sağlamak için bu aletin ve esas parçalarının işleyişini kavramamıza yardım eder. Ağaç işleri aletleri yapılan işe göre: ölçme, markalama ve kontrol, kesme ve delme, vidalama, çakma, tutturma ve sıkma ve bileme aletleri olarak sınırlandırılır. Ölçme, markalama ve kontrol aletleri dışında kalan bütün aletler kaldıraç, kama eğik düzlem, volan ve mile, marka ve vidaya ait örneklerdir.

Kama: Bıçaklar, rendeler, düz kalemler, oyma kalemleri, eğeler, testereler, el baltaları gibi aletlerin ağız ve dişleri ile çeşitli matkapların kesici ağızları kama örnekleridir. Dişli olanlarda bir seri kesici kamalar vardır. Ağaç işleri kesme aletleri kesme aletlerinin kamaları, ağaç liflerini kesme, parçalama, kazma ve yarma suretiyle birbirinden ayırır. Kaldıraç: Kuvvet veya basınç isteyen bazı aletlerinin kullanılmasında kaldıraçtan yararlanılır. Bazen dayanma noktası kolun bir kısmı üzerindedir. Bazen de bu aletin bilhassa yapılmış bir özelliğidir. Zımba kolları, kerpetenler, penseler, mengene sapları ve çekiç kaldıraçlardan bazı örneklerdir.

Testereler, sistreler, düz kalemler, rendeler ve diğer aletler kaldıraç ve kamanın 47birleşik şekilleridir. Kama, kesen kısımdır; sap ise kullanana kaldırma imkânı sağlar (http://www.odevsitesi.com/kategori.asp?katno=2&katadi=Ağaç%20İşleri)

ALINTI: HAMİDE SOYSAL,” GELENEKSEL TÜRK EL SANATLARIMIZI ,YAŞATAN KÜNDEKÂRİ USTASI MEVLÜT ÇİLLER “,YÜKSEK LİSANS TEZİ, GAZİ ÜNİVERSİTESİ
EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, Ankara- 2007 , Yüksek Lisans Tezi

Alıntı: Şahamettin KUZUCULAR
www.edebiyadvesanatakademisi.com
(Kendisine Sanat Penceresi olarak çok teşekkür ederiz…)

Bu yazıyı paylaş...

Yorum Yok

AHŞAP İŞLERİNDE KULLANILAN OYMA TEKNİKLERİ Makalesi için şu anda kapalı.

Switch to our mobile site

div class=